BİLECİK’TEN TÜRKİYE’YE
MESAJ:
KENT BELLEKLERİ BULUŞMALI, ORTAK BİR HAFIZA OLUŞMALI
TÜRKİYE KENT BELLEKLERİ VE
KOLEKSİYONCULARI ÇALIŞTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ
Bilecik Kent Belleği
tarafından düzenlenen “Türkiye Kent Bellekleri ve Koleksiyoncuları Çalıştayı”,
5 Eylül 2026 tarihinde Bilecik’te gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı
şehirlerinden kent belleği çalışmaları yürüten araştırmacılar ile
koleksiyoncuları bir araya getiren etkinlik kapsamında, ilk kez orijinal
eserlerin sergilendiği “Yakınımızdaki Uzak Tarihimiz: Bilecik Kent Belleği
Sergisi” de ziyarete açıldı.
Bir kentin hafızasını kaybetmesi, o kentin
sokaklarında yaşanmış hikâyelerin, komşulukların, seslerin ve kentin ruhunun
silinmesi demektir. Bilecik, 1920-1922 yılları arasındaki işgalde tam olarak
böyle bir kırılma yaşadı. Bu yıkım ortaya yan yana duran ama kopuk iki şehir
çıkardı: Vadinin içinde kalan, bugün ancak eski kitaplarda izini sürdüğümüz
kadim Bilecik ile hemen karşı yakasında yükselen yeni Bilecik.
Bilecik Kent Belleği, işte bu kopukluğu gidermek,
kentin kaybolmaya yüz tutmuş hafızasını yeniden gün yüzüne çıkarmak için yola
çıktı. Evlerin tavan aralarında, kişisel albümlerde ve özel koleksiyonlarda
saklı kalan metinler, fotoğraflar ve belgeler, gönüllü bir ekip ve
akademisyenlerin titiz çalışmasıyla dijital ortama aktarıldı. Bugün 3 binden
fazla materyal ve 7 bin sayfayı aşan bu arşiv, herkesin erişebildiği canlı bir
hafızaya, hatta kentin ortak bir aile albümüne dönüşmüş durumdadır.
Ancak bir şehrin hafızasını ayakta tutmak, tek başına
yürütülebilecek bir mücadele değildir. Şehirler yollarla ve köprülerle
birbirine bağlandığı gibi, insanlar da hikâyeler ve anılar sayesinde
birbirinden ayrılamaz. Bu anlayışla, farklı şehirlerde benzer kaygılarla yola
çıkan hafıza merkezleriyle tanışmak, tozlu raflardaki belgeleri saklayan
koleksiyoncularla bir araya gelmek ve ortak bir bellek inşa etmek amacıyla bu
buluşma gerçekleştirilmiştir.
Sadece Bilecik’i değil,
Türkiye’nin dört bir yanındaki kent belleklerini ve koleksiyoncuları birbirine
bağlayacak sürdürülebilir bir ağ kurma hedefiyle gerçekleştirilen ve üç oturumdan
oluşan çalıştayda öne çıkan tespitler ve ortak kararlar şunlardır:
1.
Mekânsal Hafıza ve Kent Dokusu
- Şehirlerin temel bellek mekânları olan mimari yapılar yok olduğunda, o mekânda oluşan hafıza da kaybolmaktadır. Tarihi binalar ve yapılar “eskimiş” gerekçesiyle yıkılmak yerine, özgün dokusu korunarak işlevsel hale getirilip yaşatılmalıdır.
2.
Dijitalleştirme ve Metodoloji Standartları
- Bellek
merkezlerine ulaşan tüm belgelerinin taranması mutlaka yüksek çözünürlüklü
profesyonel ekipmanlarla yapılmalıdır.
- Dijital
belleğe aktarılan tüm metin ve belgelerin OCR (Optik Karakter Tanıma)
taramasına uygun biçimde kaydedilmesi, araştırmacıların zaman kazanması
açısından elzemdir.
- Başka
açık kütüphane ve resmî arşiv kataloglarında halihazırda yer alan ve
araştırmacıların kolayca erişebildiği mükerrer belgeler yerine, gün yüzüne
çıkmamış özgün materyallere öncelik verilmelidir.
- Görsel
arşivcilikte geniş bir vizyon benimsenmelidir. Hukuki açıdan engel taşımayan ve
ilk bakışta sıradan görünen bir fotoğraf, kartpostal veya görüntüler, ileride
farklı tarihsel sorulara yanıt verebileceği için eksiksiz kayıt altına
alınmalıdır.
- Bellek projelerinden haritalandırma mutlaka yapılmalıdır. CBS (Coğrafi Bilgi Sistemleri) üzerine çalışan bilim insanlarından destek alınmalıdır. Haritalandırma yapan başka şehirlerin tecrübelerinden faydalanılmalıdır.
3.
Koleksiyonculuk Etiği ve Kamusallaştırma
- Bir belgenin veya fotoğrafın fiziksel mülkiyetinden ziyade, taşıdığı bilgi ve mana esastır. Bellek çalışmaları, eserin aslını sahibinden almak yerine, üzerindeki bilgiyi doğrulayarak dijital ortamda kamusallaştırmayı ilke edinmelidir. Böylece eser sahibinde kalırken, taşıdığı değer geniş kitlelerin erişimine açılmış olur.
4.
Kurumsal Sürdürülebilirlik ve Sosyal Etki
- Kent
belleği çalışmaları yalnızca bireysel gönüllülük esasına bırakılmamalı,
profesyonel desteklerle ve finansal fonlarla sürdürülebilir kılınmalıdır.
- Kent bellekleri, eğitim, sosyal yaşam, folklor, sanayi, spor ve müzik gibi spesifik temalarda dönemsel butik sergiler açmalıdır. Bu sergiler kent sakinlerinin geçmişi hatırlamasına ve kentlilik bilincinin gelişmesine katkı sağlayacaktır.
5.
Gelecek Projeksiyonu ve İş Birliği Ağları
- Türkiye’deki
kent belleği çalışanları ve koleksiyoncular arasındaki etkileşimi diri tutmak
adına bu buluşmalar periyodik hale getirilmelidir.
- Uzun
vadeli hedef olarak “Türkiye’nin Ortak Hafızası” fikri ulusal bir vizyona
dönüştürülmelidir.
- Bir
sonraki çalıştayın İzmir’de yapılması önerilmiş olup detaylar Bilecik ve İzmir
kent bellekleri yöneticileri arasındaki görüşmelerin ardından kamuoyuyla
paylaşılacaktır.
Kamuoyuna
saygıyla duyurulur.